Bir kitaptan alıntı
Wittgenstein, “Devrimler iki türlüdür. Bir, herşeyi olduğu gibi bırakanlar; bir de, durumu iyice kötüleştirenler,” dedi ve “Sizinki hangi türe giriyor?” diye sordu. “Umarım, başarılı bir tür olur. Sizin ortaya çıkmanızı sağlayan gibi demek istiyorum.” Wittgenstein anlamayan gözlerle boş boş bakıyordu. “Yani, burjuva devrimi gibi.” “Siz ona mı başarılı diyorsunuz?” “Elbette. O kadar başarılı ki hepimiz neredeyse böyle bir şey olduğunu bile unuttuk.” “Bu ülkede devrim yapmanın gerçekçi bir hedef olduğuna inanıyor musunuz?” “Ben bir devrimciyim, çünkü gerçekçiyim. Parlamenter demokrasinin ya da bir-iki çuval daha fazla buğdayın dünyaya adalet getireceği fantezisini asla yutmadım. Bu ülkede yaygın olan şey sükûnet değil, kriz.” Wittgenstein, “Devrimci liderler krizden dem vururlarken, sıradan insanlar için herşey aynen sürüp gidiyor,” dedi. Connolly, “Kriz de, herşeyin aynen sürüp gitmesi demektir zaten,” karşılığnı verdi. Wittgenstein, “Boş laf,” dedi, “insanlar hayatlarının o basit apa...