Genf yolunda maymun yazar

Eğer birini öldürmek istersen ona bir silah verirsin, böylece öldürdükten sonra vicdanını sorgulamazsın.” Cenevre’ye tren hareket eder etmez “Savaşmak nasıl bir duygu?”soruma bu yanıtı vermişti. Yazarımız hasta olduğu için bu bölümde onsuz devam edeceğim.. Bu yolculuğu oysa sabırsızlıkla bekliyordu. Her ayrıntısına tanık olmak istiyordu. Tanrı yazarımıza göre Basel havası insanı vurunca yumruk yemişten beter ediyordu. Basit bir baş ağrısından sonra böyle sızlanmıştı ve günlerdir kendisiyle görüşmüyordum. Bendeniz ise Paris’te Yılbaşı tatilini geçirmenin daha iyi bir seçenek olduğuna inandım. Aslında Kawa’nın bu kararı almamda etkisi büyüktü. İstanbul’a gitmemem için birçok neden sıraladı. Otellerin, barların fiyatlardaki sahtekarlığından, Beyoğlu sokaklarının birinden çantanızı kaptırmaktan, rastgele bir merminin gelip sizi bulmasından, Taksim metrosundan başlayarak metrobüslerde devam eden sıradan tacizlere kadar onlarca olumsuzluk... Gerçeği söylemem gerekirse bunlara aldırış ettiğim yoktu. Budapeşte’de daha büyük risklerin olduğuNu bilmeme rağmen iki yılbaşı geçirdim orada. Belki de Paris daha tehlikeliydi. Ama bu yolculuğa katlanmam gerektiğine içten içe bir fikir beni zorluyordu. Yılın ilk karı da aralıkın son Günlerinde düşmüştü. Basel’den Muttenz’e doğru yer yer bembeyazdı. Bu beyazın, karanın bir önemi yok. Kawa etrafı süzerken bana “çay ısmarlamalısın.”dedi. Sonra devam etti: - Gerilla ile düzenli ordu savaşları, ordu açısından ansızın nükseden, ama giderek sağlam bir bedene bile sinsice yayılan bir hastalığa benzer. - Gerilla için?diye sormama fırsat vermeden: - Ölü birini canlandırmaya...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir kitaptan alıntı

Kürt Pac-Man İlerliyor Baas kuduryor

Tartışma mı düşmanına benzeşmek mi