Türk savaş romantizmi ve askeri analiz fukarası: Metin Gürcan

Savaşlarda Türk romantizmi geleneksel olarak iki türlü ceryan ediyor anladığım kadarıyla: Birincisi bir miktar başarı sağladıklarında, duygu patlamasını zirveye ulaştıran gaddarlık düzeyinde gasp, talan, yıkım, vahşet sergileme; bunların edebiyatını yapmak, folklorik öğelerini oluşturma, marşlar besteleme, mefkûre uydurmak… İkincisi biraz daha insani ama kaybetme durumunda gerçekleşiyor: Savaşlar boyunca düşmana yaşattıkları tüm acıları bir kenara bırakan, savaş süresince gasp, talan, tecavüz, kafa kesme, kesik kulaklardan koleksiyon yapma gibi eylemleri olmamış varsayarak üstüne Tuna marşı, Çanakkale ağıdı, Yemen türküsü, daha nice aktiviteyle her şeye sünger çekerek hiçleştirme… Hemen hemen iki davranış biçimi de şu 15 günlük Afrin işgal girişiminde ortaya çıktı. Sınır boylarına yığdıkları teknik ve insan gücüyle, susturdukları hatta zorla konuşturdukları yüzlerce yayıncı, gazeteci, oluşturdukları binlerce troll sürüsüyle, sesi gür çıkan siyasetçi, mafya, hacamatçı, muhbir, sahtekar mahkemesi, savcısı ordusuyla birkaç köyü işgal edip tarihi zafer naraları atıyorlar. Yoksul Kürt köylülerinin geride bıraktığı cüzdanlarını gasp edip mezarlıklarını yıkıyorlar, ne insani normlarda ne savaşçı yeteneklerde ne dünyayı medeniyetin yönüne doğru değiştirmede “yarışamadıkları” Kürt kadın ve erkek savaşçılarının cenazelerine olmadık hakaretler ediyorlar. Böylece Ortaasya’dan taşıdıkları barbarlık sosyolojisini ve Medine çöllerinden edindikleri sahtekarlık ve gaddar inançlarını günümüze bir zorbalık güç ya da dış politika, ulusal güvenlik gösterisi olarak sergiliyorlar. Oysa kendi cenazelerine, amansız düşmanları olan PKK emrinde savaşan HPG gerillaların gösterdiği inceliği bu “çakal kanından müteşekkil” güruh hiç mi hiç anlamayacak. Nasıl anlatılacak ben de bilmiyorum. Muhtemelen kimse bir yöntem bilmiyordur. Türklerin çirkef romantizmini teşhir ettikten sonra gelelim asıl meseleye… Bir grup naif insanı düşünün, bir meydanda günlük rutinlerindeler, kadınlı, kızlı, çocuklu… Eline bir miktar silah geçiren deli dumrul ayrında bir grup çapulcu, barbar rastgele etrafa ateş açıyor, kimini bıcaklıyor, çocukları süngülüyor, böylece kendi vahşet dünyasını güvene alacak. Ama meydandaki naif insanların kaldırım taşlarını sökebileceğini, köşe başlarını tutup savunmaya geçebileceklerini akıl edememiş islamcı kızıl Elmacı barbar… Afrin işgal girişimi askeri açıdan bu mantıkla izah edilebilir. Henüz barbarlar cephesinden gerçekten bir savaşa neden ihtiyaç duyulduğu, bu işgale niçin toplumun destek vermesi gerektiğini izah edecek bir analiz yok. En akıllısı Metin Gürcan diye bir yüzbaşı eskisi onun da beyninde filler tepişiyor. Kafası karmakarışık. Rakka operasyonunu analizinde “ YPG, mevcut donanımla şehre girdiğinde işid, onları çiğ çiğ yer” beklentisini yazdığında, kendisine yapılan itirazları Türklük alter egosuyla reddetmiştir. Afrin işgal girişiminin 15.gününde Türk ordusu ve ona bağlı müslüman barbar cihatçıların Kürt duvarına toslamaları sonrasında şimdilerde “büyük resim”heyecanına kapılmış ciddi bir analizci pozu takınıyor. Rus uçağı düşürüldü, Rus roketiyle Türk tankları vuruldu, Manchester City, Katalan bir koçla premier ligin tozunu attırdı, İsviçre’de kırmızı sokaklarda gece trafiği çok sakin, gibi örnekler arasında bir bağ bularak devasa bir resim çiziyor gökyüzüne. Dalgacı Mahmut idi sanırım en son Türk şiirinde bu eylemi yapan… Oysa işin gerçeği şu: Uçağı, helikopteri olmayan bir gücün üstüne bu derece pervasız gidersen Ankara’da, Kilis’te, reyhanlı’da, Kayseri’de kasaları dolu patlayıcı kamyonlar görürsün kabusunda. Yüzlerce tank ve topla işgale girişirsen bir çalılığın arkasına gizlenmiş yüreği avuçlarında bir grup yurtsever Kürt girer tatlı uykularının arasına. Pusu kurarak, sızarak, mayınlama yaparak, çember yararak, bulanık suda balık avlayarak… Hemen hemen tarihten günümüze tüm zorbalara karşı haklı olan insanoğlu bu fikirlerle bugünkü dünyayı kurdu. Buna akıl yürütememek zor olmasa gerek. Onlarca silahlı hava aracı kaldırırsan saatlerce, sabırla, bir Kurt gibi uyanık bir tilki kadar kurnaz birkaç savaşçının karakollarının tel örgülerini keserek kalbine hançeri saplaması ile sabaha uyanırsın. Metin Bey sanırım yabancı değil böyle anlaşılabilir tekniklere. Bir tepede yağmur çamur demeden zorba İşgalciyi günlerce uykusuz bekleyen, onu gözetleyen, denetimine alan, sonra darbelemek için planlar, tuzaklar kuran insan istihbaratının yanında devasa büyüklükte merceklerle donattığınız Avcı uçaklarınızın size sağladığı istihbaratın lafı olmaz bile. Sadece kan dökerseniz, ama sonunda size faturası çıkar… İşid, al nusra sizden katbekat daha güçlü motivasyonlara sahipti, onların allahu Ekber motivasyonu bile “biji serok Apo” motivasyonuna karşı vahim sonuçlarla yenildi. Yapılması gereken barışçıl yol tezine sıkı sıkıya sarılmaktır, televizyonlarda böğüren binlerce davarı da karantinaya almaktır. Evet politik sorunların yol açtığı şiddet gerçekten korkunç, hatırlatmaya gerek var mı bilmem Ermeni soykırımından, ikinci harpteki nihai çözüm soykırımına ondan Ruanda soykırımına kadar… Buna rağmen kazanmak istiyorsanız evet sizin ulusun ölümü, sizin askerlerin, cihatçıların her gün daha büyük acılarla yüzleşmesi için yaşasın tetik çeken Kürt kadını, erkeği diyeceğiz.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir kitaptan alıntı

Kürt Pac-Man İlerliyor Baas kuduryor

Tartışma mı düşmanına benzeşmek mi