Döneklik - Realizm arasında bugünü anlamak

Her ne denli diktatörlükten bir hükümet biçimi olarak söz ediyorsak da, bir sınıf diktatörlüğünden söz edemeyiz. Çünkü bir sınıf, daha önce belirttiğimiz gibi, ancak egemen olabilir, ama hükümet edemez"... "Örgütler" ya da "partiler" hükümet ederler.“ Karl Kautsky, Proleterya Diktatörlüğü... Bundan öncesi de var, Kautsky, Marksizmi, sosyalist öğretiyi Karl Marks’tan daha çok bilen olarak bilinir. Sol öğretinin “aşkın adamı” sayılır. Kimisi ona sosyalist öğretinin Papa’sı der, kimisi tarihin görüp göreceği en entelektüel adam, zira Lenin’e göre de oldukça usta bir entelektüel ama aynı zamanda kurnaz bir köpek yavrusu, dönek bir eski sosyalist, burjuva liberallerin kucağına düşmüş iflah olmaz bir revizyonist, kitleleri demokrasi ve barışçıl yol ile de sosyalizme ulaşılabileceğini inandırmaya çalışan “arı bir lafazan”... Lenin’i bu kadar sinirlendiren şey yukarıda alıntıladığım paragraf değil elbette sadece, Lenin’i asıl iki konuda çileden çıkarıyor, ilginçtir iki konuda da Kautsky çok daha haklı günümüz koşullarına göre. Dönemin koşullarına göre Lenin haklı sayılabilirdi. Şöyle : 1. Kautsky, Marks ve Engels’in hem öğrencisi hem arkadaşı hem de onların eserlerini yayına hazırlayan, yayınlatan biri olarak Marks’ın tüm yazılarını neredeyse ezber bilirmiş. Bunu Lenin de iddia ediyor. Kautsky’e göre Karl Marks asla proletarya diktatörlüğünden söz etmedi, sadece Engels’e yazdığı bir mektupta bir tek cümlede söz etti. Dolaysıyla proletaryanın bir devrime ihtiyacı olması, devrim yapması, egemen sınıf olması başkadır; diktatörlük aracılığıyla iktidarını sürdürmesi başkadır ve anlamsızdır, zira bu çıkışı ile : bugünkü kapitalist sınıfların egemenliği ve hükümet etme biçimleri esas alındığında diktatörlüklerin kişinin ya da bir partinin sarsılmaz, sorgulanamaz zorbalığını öngördü, denilebilir. Reel sosyalist hükümetlerin zorbalığa dönüştüğünü de... Hükümet etme biçimi olarak demokrasi, liberal demokrasi, sosyal demokrasi, doğrudan demokrasi ise sınıf olarak işçilerin bile birçok sosyal siyasal hakkını anayasal olarak koruyor. Aynı şeyi proletarya egemen olduğunda tasavvur etmek gerekir. (Bu benim çıkarımım). Bu olasılıktan sosyalistler, biçim biçim komünistler bugün nefret ediyorlar. Birimiz Karl Marks’ı Kautsky kadar okuyup bu iddiada bulunsa yüzbinlerce sosyalistten küfür yerdik, gerçi Kautsky de Marks’ın en yakınından biri olmasına rağmen küfürden kurtulamıyor. Keza ilk taşı Lenin atmış. 50 küsür sayfa karşıt kitap yazmış Lenin, “Dönek Kautsky ve Proletarya Diktatörlüğü” diye, her paragrafın başında bir başka küfür ediyor. Ama bunca hakarete, yakıştırmaya rağmen dönemin sosyalistleri için muazzam tartışma. Bugün yapılamayan, boğuntuya getirilen gelenek, bugün kaybolan kültür bu sosyalistler arasında. Gerçi bu tartışma, bugün Gramsci, Laclau, Mouffe’nin hegemonya ve radikal demokrasi fikirleriyle muazzam zenginlik kazanabilirdi, ama onun da yolu kapatıldı gibi... Her sol grup bir cemaat, bir tarikat, bir bedeller ordusu olduğu için iki dakikada sizi her türlü itibarsızlaştırıyorlar, zira birçok karikatür taraftarları var. 2. Yine Kautsky ve Lenin arasında inanılmaz düzeyde emperyalizm tartışması var, Lenin’i öfkeden çılgına çeviren bir başka konu: Kautsky’nin ultra emperyalizm teorisi. Kautsky’e göre paylaşım savaşımı kaçınılmazdı ve sonrasında emperyalist devletler ortak paktlar kuracaklar birbirilerini dengeleyecekler, dünyayı ortak sömürecekler, zaptederek... bunları birinci harpten hemen önce yazmış, söylemiş. Lenin ise emperyalizmin kapitalist iliskilerin en son aşaması olduğunu ve bu aşamadan sonra devrimci yığınlar ve üçüncü dünya tarafından yerle yeksan edileceği yönünde fikir beyan ediyor, ikinci harp ve sonrası oluşan ulusal kurtuluş ve sosyalist devrimler bunun delili... Lenin o dönem için yerden göğe kadar haklı, ama ikinci dünya savaşından sonra tümden Kautsky haklı, hele 80- 90lardan yeni dünya düzeni düye kodlanan şeyin adını Karl Kautsky taaa 1900lerin başında koyuyor, kapitalist ilişkilerle ortak yürüyen işgal ve ilhakçı emperyalizmin adını. Rojava - ABD emperyalizm tartışmalarına epey ışık tutacak veriler var, mesela zaptetme, ilhak VS vs vs Bu tartışmalara Lenin cephesinden hatta Lenin’i aşan bir bilgiyle Bukharin de katılıyor, ama onun esamisi okunmuyor, zira 20 yıl sonra yargılanacak ve hain diye idam edilecekti. Trocki’ye karşı kullanılması da promosyon... Artık tüm dünyada en barışçıl sosyalist örgütlerden tutalım, en radikal sosyalist gruplara kadar, eleştiri, suçlama, yıkma isteklerine rağmen liberal demokrasilerde parti, seçim, grev, sendika, sivil toplum kuruluşu, oy gibi araçlarla liberal örgütlerle yarışıyorlar. (Sosyal demokrasiler, doğrudan demokrasiler dahil) Bir anlamda 1906 ve 1911’de Lenin’in Kautsky yanlısı takındığı demokrasi ve barışçıl yol tezlerine uydular, burjuvazinin egemen olduğu ama diktatör olmadığı koşullarda kendi ideallerini yeşertme savaşı veriyorlar, bu anlamlı çabayı alkışlamak gerekir diye düşünüyorum.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir kitaptan alıntı

Kürt Pac-Man İlerliyor Baas kuduryor

Tartışma mı düşmanına benzeşmek mi