Twitterda ve edebiyatta alımlama estetiği
Ne oldu bana bilmiyorum, ama yıllardır bıraktığım okuma ve yazma yetilerimi sanırım yeniden kazanıyorum. Dağ, bayır, vadi, çayır, çimen yürüyüşlerinin bir etkisi var mı, var. Zira insanda estetik haz uyandırıyor. Meraklandırıyor. Mesela bir köye uğruyorum, oradan geçerken bugüne kadar gördüklerimden farklı ev modelleriyle karşılaşıyorum, akşam dönüşte gelip internetten ulaşabileceğim kadar bilgiyi tarıyorum. Fakat mimari, çevre düzenlemesi, bahçe türü için sahip olduğum bilgi, birikim, alımlama tarihim, yorumlama yetim elbette çok çok yetersiz kalıyor. Roman, hikaye, şiir değil ki okur rolüyle binbir anlam vereyim! Gezdiğim bölgelerde çok sayıda “harabe” var. Almanca Ruini dedikleri, daha çok eski burçlar, gözetleme kuleleri, hanlar vs.yakın tarihte öZgün hallerine yakın restore edilmişler. O harabelerin künyesini anlatan tabelalar sayesinde yeniden roman, düşünce yazısı, hikaye okumaya başladım. İyi de oldu. Arada Türkiye’de ve Kürdistan’da yapılacak yerel seçimlerin twitterda, buradaki ortamlarda yarattığı gerginlik olmazsa oturup her günün sabahına yeni bir kavram yazısı yetiştireceğim de olmuyor. Bir olmuşlukla, birlik olmuşlukla, birbirlerinin geri duygularını, galeyan duygularını besleyen bir bütünlük içinde gözü dönmüşlükle sağa sola haliyle bana da saldırıyorlar sözel olarak. Ne diyeyim bilemiyorum, çok güçlüsünüz, çok cesurusunuz, çok tuhafsınız. Tuhafsınız çünkü en fazla sıraya, hizaya dizilmiş şekilde önündeki yurttaşın dediği şeyi tekrar etmekle görevli bir çığırtkan ayarında küfür ediyorsunuz. Yazdığım üç beş kelimelik gayet açık bir cümleden tüm dünyanızı ben yıkıyormuşum gibi allak bullak olmuş anlamı çıkaracak akılsızlığa düştünüz zira. Bunu anlamlandırabiliyorum. Modern çağın insan sorunu. Ancak ait olduğu grupla, aidiyet duyduğu üst bir grubu araçsallaştırarak kendisini var eden bir tür çıkmaz. Bu, sınırları keskin hatlarla çizilmiş dünyanın dışına çıkmayı bir nebze yenilmişlik duygusuyla açıklıyorsunuz, en fazla üç beş kişiye yazdığım bir Twiti varlık yokluk meselesine döndürüp ağzı bok dolana kadar küfür etmeyi marifet sanıyorsunuz. Ben, size her sabah “Günaydın Stasi emekçileri” diyeceğim. Alımlama estetiği konusunu çalışırsanız “Staatsicherheit” vurgusuyla bu saldırganlığınız, bu twtr DM’lerinde kelime kelime twit didikleyen halleriniz arasındaki ilişkiyi alımlarsanız diye umut ediyorum. Çomarlıkta Türk düzeninin yarattığı twtr karakterleriyle neredeyse eşitlendiniz bazılarınız. Herkesin hakkı çomarlık.... daha çok böyle içi idealist anlamlarla dolu kavramlarla önceden bana göstermiş olduğunuz etiketiniz 1980 model Doğu Alman akçesi.
Yorumlar
Yorum Gönder